Category filter:AllDoğuma HazırlıkFizik TedaviGenel
No more posts
kol-ve-bilek-agrilari.jpeg

1 Eylül 2021 Fizik Tedavi

KOL ve BİLEK AĞRILARI

KARPAL TÜNEL SENDROMU

El ve kollarda uyuşma  ve karıncalanmanız varsa, birşeyleri tutarken ya da yuvarlak cisimleri çevirirken ağrınız varsa dikkat! Karpal tünel sendromu olabilirsiniz!

 Karpal Tünel Sendromu (KTS) Sıklığında yapılan çalışmalarda KTS’nin toplumun %3-6’sında görüldüğü bildirilmiştir.  

Karpal Tünel Sendromu Nedir? 

El bileğinden  parmaklara doğru giden yola karpal tünel(kanal) denir, bu kanaldan median sinir, bağ, tendon ve kemik geçer.

Median sinir çeşitli nedenlerden dolayı sıkıştığında ise karpal tünel dediğimiz gündüz hafif uyuşmalar ve elektiriklenme ile başlar, ilerleyen süreçlerde de gece uyandıran ağrılar ve gündüz günlük yasam alışkanlıklarını yerine getitirirken güçsüzlük ve şiddetli ağrılar ile karakterize olan bir sendromdur. 

Median sinir küçük parmak hariç diğer bütün parmakların avuç içi tarafına his vermekten sorumludur. Hissetmenin yanı sıra baş parmağın çevresindeki kasların hareket etmesi için gerekli sinir sinyallerini sağlar. 

Karpal Tünel Sendromu Nedenleri?

Karpal tünel boşluğunda median siniri sıkıştıran veya tahriş olmasına neden olan sebepler karpal tünel sendromuna yol açabilir.

Bir çok vakada, karpal tünel sendromunun tek bir nedeni yoktur. Çeşitli risk faktörlerinin bir kombinasyonu, bu durumun gelişimine katkı sağlayabilir. Direk karpal tünel sendromuna neden olmasalar dahi, median sinirde tahriş veya sinire zarar verme riskini artırabilen faktörlerin başında beden yapısı (anatomik) nedenleri bulunmaktadır.

El bileğinde kırık veya çıkığın yanı sıra bilekte bulunan küçük kemiklerde deformasyona neden olan romatoid artrit gibi etkenler, karpal tünel içindeki normal boşluğun şeklini değiştirebilir ve median sinire baskı yapabilir.

Aynı şekilde doğal olarak daha küçük karpal tünelleri olan bireylerin karpal tünel sendromuna sahip olma olasılığı daha yüksektir. Buna bağlı olarak kadınlarda karpal tünel alanının erkeklere göre nispeten daha küçük olması kadınlarda karpal tünel sendromunun genellikle daha yaygın görülmesine yol açmaktadır.

Sinirlere ve sinir sistemine zarar veren koşullar karpal tünel sendromu riskini artırabilir. Örneğin şeker hastalığı gibi bazı kronik hastalıklar, sinir hasarına neden olabildiği için karpal tünel sendromuna yol açabilir.

Romatoid artrit ve diğer enflamatuvar durumlar bireyin bileklerinde bulunan tendonların etrafındaki yapıyı etkileyebilir ve bu da sinirlere doğrudan baskı yapabilir. Bunlara ek olarak tiroid bozuklukları, böbrek yetmezliği ve lenfödem gibi bazı diğer tıbbi durumlar karpal tünel sendromu gelişmesi riskini artırabilir.

Obezite de karpal tünelin daralmasına neden olabileceği için karpal tünel sendromu için bir risk faktörüdür. Aynı şekilde vücut sıvı oranlarındaki değişiklik, özellikle vücutta aşırı sıvı tutulması, medial siniri tahriş ederek karpal tünelindeki basıncı artırabilir. Bu durum özellikle hamilelik ve menopoz sırasında yaygındır. Ancak hamilelik ile doğrudan ilişkili karpal tünel sendromu genellikle hamilelikten sonra kendi kendine iyileşir.

Çalışma ortamı koşullarının da karpal tünel sendromuna katkıda bulunabileceği gözlemlenmiştir. Özellikle titreşimli aletlerle çalışmak ya da bileğin uzun süre veya tekrar tekrar bükülmesini gerektiren bir montaj hattı üzerinde çalışmak median sinir üzerinde zararlı baskı oluşturabilir veya mevcut sinir hasarını kötüleştirebilir. Ancak bu faktörlerin tek başına karpal tünel sendromu gelişmesine sebep olmadığı gözlemlenmiştir.

Benzer bir şekilde bilgisayar kullanımı ile karpal tünel sendromu arasında bir ilişki olup olmadığına dair çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Ancak bulunan kanıtların bir kısmı bunun doğrudan karpal tünel sendromuna değil, başka bir tür el ağrısına neden olduğuna işaret etmektedir.  

 KTS  Belirtileri

Genellikle yavaş başlayarak gelişir. Normal şartlar altında bireyler ilk olarak parmaklarında veya elinde karıncalanma ve uyuşma olduğunu fark ederler.

Bir çok hastada  küçük parmak haricinde diğer bütün parmaklar etkilenir. Bazı hastalar ise  parmaklarda elektrik çarpması gibi bir hissin oluştuğunu ifade eder. Bireylerin semptomlarını hafifletmek için ellerini sallayarak ve ellerine masaj yaparak rahatladıklarını  belirtirler.

Rahatsız edici hisler bireyin bileğinden koluna kadar hissedilebilir. Karpal tünel sendromunun belirtileri genellikle gazete, kitap, telefon veya direksiyon ve kapak açma gibi yuvarlak cisimleri tutarken veya çevirirken ortaya çıkar. Yeni doğum yapmış annelerde veya hamilelerde çok sık rastlanan durumlardır.

Etkileri yaygın olarak geceleri görülür. İlerlemiş durumlarda ise bireyi uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir. Uyuşma hissi zamanla sabit ve kalıcı bir hal alabilir.

İlerlemis durumlarda ellerde zayıflık ve güçsüzlüğün yanı sıra nesneleri elden düşürme  karpal tünel sendromunun bir başka belirtisidir.

 

Şikayetler el bileğinin zorlayıcı pozisyonlarda uzun süre kalması ile artmaktadır. Titreşimli cihazlar ile uzun süre çalışma, uzun süre telefonla konuşma, el bileği üzerine yatmak şikayetleri artırabilir .  Bu durum bireyin elindeki genel uyuşukluktan veya aynı zamanda median sinir tarafından kontrol edilen baş parmaktaki bükme ve sıkma kaslarının zayıflığından dolayı  kaynaklanabilir.

 

Karpal tünel sendromu belirti ve semptomları normal günlük yaşamlarına veya uyku düzenine müdahale edecek seviyede olan bireylerin acilen doktora başvurması gereklidir. Karpal tüneli sendromu tedavi edilmezse ellerde kalıcı sinir ve kas hasarı ortaya çıkabilir.

 

Karpal Tünel Sendromu Teşhisi

 

İyi bir detaylı  anamnez aldıktan sonra muayene başlanır.

 

Fiziksel muayene esnasında parmaklar, eller  ve kollar  için kas testi yapılır.

Bireyin parmaklarındaki hissetme derecesi ve el kaslarının gücü test edilir. Bileği bükmek, sinire dokunmak veya sadece sinire basmak ağrıyı tetikleyebilir.

Bazı durumlarda doktorlar, bilek ağrısının diğer nedenleri arasında olan artrit veya kırık ihtimalleri ortadan kaldırmak için etkilenen bileğin röntgeni çekilebilir. Ancak bu doğrudan karpal tünel sendromu tanısında yardımcı olmaz.

 

Elektromiyografi testi istenebilir, EMG kaslarda üretilen küçük elektrik deşarjlarının seviyelerini ölçer. Bu test sürecinde doktor kaslar kasıldığında ve dinlendiğinde değişen elektriksel aktiviteyi değerlendirmek için bireyin belirli kaslarına iğne inceliğinde elektrotları yerleştirir. Bu test, hem median sinir tarafından kontrol edilen kaslara verilen hasarı tanımlayabilir hem de olası diğer koşulların varlığı ihtimalini ortadan kaldırabilir.

Sinir iletim çalışması ise elektromiyografinin bir başka türüne verilen isimdir. Bu karpal tünel sendromu testi türünde bireyin cildine iki adet elektrot bantlanır. Elektriksel uyarıların karpal tünelde yavaşlayıp yavaşlamadığını görmek için median sinir üzerinden küçük bir akım geçirilir.  Bu test sayesinde durum teşhis edilebilir ve diğer tıbbi durumların varlık ihtimali ortadan kaldırılabilir.

 

Koruyucu Tedaviler  ve Öneriler

 

  • Belirtilerin ilk günlerinde, yoğun çalışanlar veya ev kadınları elleri dinlendirmek için daha sık aralar vermeli, semptomları daha da kötüleştiren aktivitelerden kaçınmalıdır.
  • Sişliği azaltmak için soğuk kompres uygulaması yapmak,
  • Uygun el pozisyonlaması sağlanması amacıyla splint (bileklik) kullanmak,

 

  • Şikayetleri artıran pozisyonlardan uzak durmak,
  • El ve tüm kol boyunca kan dolaşımını arttırmak,
  • El ve kol kaslarını kuvvetlendirmek
  • Uzun süre çalışmaktan ve aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmak
  • Ağır eşyaları uzun süre taşımamak
  • Gün içinde el ve kollar için esnetici ve mekanizmayı düzeltici egzersizler yapmak
  • Elleri ve kolları sıcak suyla çok yıkamamak,
  • Beslenmede tuzlu ve mide asiditesini(fazla hayvansal gıda ve asitli içecekler) arttıracak besinlerden ve alkol, sigaradan uzak durmak,

 

Ağrıları hafifletebilecek uygulamalardır.

 

Karpal Tünel Sendromunda Fizik Tedavi 

Soğuk, sıcak uygulamaları

Elektroterapi (TENS)

Tedavi edici ultrason Egzersiz

Tendon Kaydırma Egzersizleri

Sinir Kaydırma Egzersizleri

Relaksasyon Egzersizleri

Median Sinir Dekompresyonu

Akupunktur

Kinezyobantlama

Manuel Terapi

Tendon kaydırma egzersizleri

Kuvvetlendirme egzersizleri gibi uygulamalar  bireyin durumuna göre uygulanabilir.


bel-agrisi-1200x500.jpg

1 Eylül 2021 Fizik Tedavi

BEL AĞRISI

Bel ağrısı, doktor ziyaretlerinin en yaygın beşinci nedenidir,

  • yaşamları boyunca insanların yaklaşık %60-80’ini etkiler. [1]
  • Bazı araştırmalar, dünyadaki yetişkinlerin %23’ünün kronik bel ağrısından muzdarip olduğunu göstermiştir. Bu popülasyon ayrıca %24 ila %80 arasında bir yıllık nüks oranı göstermiştir [1].
  • Yaşam boyu yaygınlığın bazı tahminleri, yetişkin popülasyonda %84 kadar yüksektir [1].
  • Sistematik bir gözden geçirme, bel ağrısı çeken ergenlerin yıllık oranının %11,8 ila %33 olduğunu göstermiştir [1].
  • Nüfusun %11-12’si bel ağrısı nedeniyle sakat kalmaktadır [2].

Kaynağa bağlı olarak bel ağrısının farklı tanımları vardır .

Bel ağrısı genellikle 3 alt tipe ayrılır: akut, subakut ve kronik bel ağrısı. Bu alt bölüm, sırt ağrısının süresine dayanmaktadır. Akut bel ağrısı, 6 haftadan kısa süreli bel ağrısı, 6-12 hafta arası subakut bel ağrısı ve 12 hafta veya daha uzun süreli kronik bel ağrısı epizodudur.

Üç aydan uzun süredir var olan bel ağrısı kronik olarak kabul edilir. Tüm sağlık bakım maliyetlerinin %80’inden fazlası kronik bel ağrısı oluşturmaktadır. Bel ağrısı için tedavi arayan kişilerin yaklaşık üçte biri, akut ataktan sonra bir yıl boyunca kalıcı orta derecede ağrıya sahip olmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yedi milyon yetişkinin kronik bel ağrısının bir sonucu olarak aktivite kısıtlamalarına sahip olduğu tahmin edilmektedir  

Bel Ağrısında Değerlendirm 

Bel ağrısı ile başvuran bir hastada fizyoterapi değerlendirmesinde  ilk amacı, hastayı uluslararası bel ağrısı kılavuzlarında önerilen tanısal gruba  göre sınıflandırmaktır.  Bel ağrısınin kırık, kanser, enfeksiyon ve ankilozan spondilit gibi ciddi ve radikülopati, kaudal ekina sendromu gibi nörolojik problemler gibi spesifik nedenleri nadirdir ancak bu durumların taranması önemlidir.

Bel ağrısının ciddi ve spesifik nedenleri ekarte edildiğinde, bireylerin spesifik olmayan (basit veya mekanik) bel ağrısına sahip oldukları söylenir.

Basit ve mekanik nedenlerden oluşan bel ağrısı (spesifik olmayan), birinci basamak sağlık hizmetlerine başvuran hastaların %90’ından fazlasını oluşturur  ve bunlar, fizyoterapiye başvuran bel ağrısı olan bireylerin çoğunluğudur. Fizyoterapi değerlendirmesi, ağrının başlamasına katkıda bulunabilecek veya kalıcı ağrı geliştirme olasılığını artırabilecek bozuklukları belirlemeyi amaçlar. Bunlar biyolojik faktörleri (örneğin zayıflık, sertlik), psikolojik faktörleri (örneğin depresyon, hareket etme korkusu ve felaket) ve sosyal faktörleri (örneğin çalışma ortamı) içerir.

Önceki araştırmalar ve uluslararası kılavuzlar, mekanik bel ağrısının etkin yönetimi için ağrının spesifik doku kaynağını belirlemenin mümkün veya gerekli olmadığını ileri sürmektedir . Bu nedenle tanısal görüntülemenin özellikle ilk ayda kullanılması önerilmez. Teşhis yönetimi yalnızca bel ağrısı önerilen protokollere yanıt vermiyorsa ve durumun yönetiminin değiştirilmesi gerekiyorsa veya daha ciddi bir patolojiden şüpheleniliyorsa kullanılmalıdır.

Son çalişmalar, egzersiz ve manuel terapiyi içeren fizyoterapi müdahalelerini tavsiye etmekte ve farmakolojik olmayan yönetimi önermektedir.

Bel Ağrısının Önlenmesi

Günlük yaşamda kısıtlanma, işe gitmeme ve daha sonraki ağrı ataklarının ortaya çıkması gibi bel ağrısının sonuçlarını önlemek için fiziksel egzersiz önerilir. Fiziksel egzersiz, düzenli aerobik eğitimi ile birlikte özellikle sırt kaslarının ve gövde kaslarının eğitiminde faydalıdır.

Tek başına veya biyomekanik modele dayalı eğitim ve bilginin önleme ve iyileştirmede sadece küçük bir etkisi vardır. Biyopsikososyal modele dayalı bir tedavi ortamında diğer müdahalelerle birlikte eğitim ve bilgi daha iyi bir etkiye sahiptir. Biyopsikososyal modele dayalı bilgiler, bel ağrısına ve bel ağrısının neden olduğu iş kaybını azaltmaya yönelik problemlere odaklanır. Bireyi sadece mekanik ve biyolojik olarak ele almanin yanı sıra bir varlık olarak ele alarak yaklaşır.

Bel ağrılarının önlenmesinde bel destekleri, sırt kemerleri ve ayakkabıda tabanlık genellikle önerilmez. Bel destekleri ve sırt kemerlerinin de sırt ağrısıları üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu gösterilmiştir ve bu nedenle bel ağrısını önlemede önerilmemektedir.

Bel Ağrısı İçin Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

  • Bireye öncelikle bilgilendirici eğitim verilir.
  • Terapatik egzersizler
  • Sırt, bel ve karın kaslarına yönelik egzersizler
  • Kalça ve bacaklara yönelik egzersizler
  • Mobilizasyon ve manuel yaklaşımlar
  • Diyaframa ve nefese yönelik yaklaşımlar
  • Gevşetici egzersizler

Bel ağrısında kişiye özel programa dahil edilebilen fizyoterapi yaklaşimlaridir.


bes-dakikalik-nefes-egzersizi.jpg

1 Eylül 2021 Genel

BEŞ DAKİKALIK NEFES EGZERSİZİ

Günlük hayatın gereklilikleri çoğu zaman insanların yeterli fiziksel aktivite ve egzersiz yapmasını engelliyor. Ancak yeni bir araştırmaya göre, kan basıncını düşürmek ve kalp sağlığını iyileştirmek için haftada 6 gün 5 dakikalık nefes egzersizleri yeterlidir.

Amerikan Kalp Derneği Dergisi’nde 29 Haziran’da yayınlanan çalışma, yazarlar tarafından “nefes kaslarınız için kuvvet antrenmanı” olarak tanımlanan yüksek dirençli inspiratuar kas kuvveti antrenmanını (IMST) bazi kalp problemlerini ve günlük yaşamı iyileştirdiği gözlendı.

İlk olarak 1980’lerde şiddetli solunum yolu hastalığı olan insanlara yardım etmek için geliştirilen solunum kas antreman cihazı IMST, direnç sağlayan bir el cihazı aracılığıyla solumayı içerir. Colorado Boulder Üniversitesi’ndeki araştırmacılardan yapılan çalışma, kalp sağlığına en az aerobik egzersiz kadar yardımcı olabileceğini buldu.

“İnsanların yaşlandıkça kardiyovasküler sağlığı korumalarına yardımcı olabileceğini bildiğimiz birçok yaşam tarzı stratejisi var. Ancak gerçek şu ki, çok zaman ve çaba harcıyorlar ve bazı insanların erişmesi pahalı ve zor olabilir, ”diyor Bütünleştirici Fizyoloji Bölümü’nde yardımcı araştırma profesörü olan baş yazar Daniel Craighead ise  bir haber bülteninde “IMST, evinizde televizyon seyrederken beş dakikada yapılabilir.” Söylüyor.

ABD’de 50 yaş üstü yetişkinlerin yaklaşık %65’inin yüksek tansiyonu vardır, bu da kalp krizi ve felç olasılığını artırır. Ancak %40’tan daha azı, CDC’nin tavsiye edilen aerobik egzersiz yönergelerini karşılamaktadır.

Çalışmaya 50 ila 79 yaşları arasındaki 36 yetişkin dahil edildi ve hepsi yüksek tansiyona sahipti. Yarısına haftada 6 gün 5 dakika yüksek dirençli nefes egzersizi verilmiş. Diğer yarısı daha düşük dirençli bir plasebo programına sahipmiş.

6 hafta sonra, tedavi grubunda kan basıncının  ortalama olarak dokuz puan düştüğünü gördü. Araştırmacılar, bu azalmanın tansiyon ilaçlarının etkileriyle karşılaştırılabilir olduğunu ve haftada 5 gün, günde 30 dakika yürümenin daha etkili olduğunu buldu.

Araştırmanın diğer etkisi ise damar duvarında %45’lik bir iyileşmenin gözlemlenmesiydi.

Ve , kalp krizi için risk faktörleri olan iltihaplanma ve oksidatif stres yürüyüş yapanlarda biraz daha azdı.

Aslında haftada 6 gün 5 dakikalık nefes egzersizi yapmak hem hayatımızda hemde bedenimizde ne kadarda kolay etki sağlayabiliyor.

Çalışmanın linki https://www.ahajournals.org/doi/10.1161/JAHA.121.020980


servikojenik-bas-agrisi.jpg

24 Ağustos 2021 Genel

SERVİKOJENIK BAŞ AĞRISI

Servikojenik baş ağrısı,  boynun üst bölümü, baş ve / veya yüzün bir veya daha fazla bölgesinde algılanan  kronik baş ağrısıdır.

Sanılanın aksine baş ağrıları her zaman beyinden ya da baştaki diğer yapılardan kaynaklanmaz. Baş ağrılarının boyundan da kaynaklanabileceği çok önceleri düşünülmüş, yıllarca tartışılmış ve 1983 yılında servikojenik (boyun kaynaklı) baş ağrısı terimi tıbba girmiştir.

Servikojenik bir baş ağrısı, sıklıkla yanlış teşhis edilebilen kronik bir baş ağrısının yaygın bir nedenidir. Belirtiler karmaşık olabilir ve günlük olarak karşılaşılan birçok belirgin baş ağrısı sendromuna benzer olabilir.

Boyun (servikal) bölgesi 7 adet omurlardan oluşur ve bu omurların arasından baş, omuz ve kola giden sinirler çıkar. Servikojenik bir baş ağrısının, spinal sinirler C1, C2 ve C3 tarafından uyarılan servikal yapıların neden olduğu tahrişten kaynaklanan ağrıya atıfta bulunduğu düşünülmektedir; bu nedenle, C1-C3 spinal sinirleri tarafından uyarılan herhangi bir yapı (kas, bağ, eklem) servikojenik bir baş ağrısının kaynağı olabilir.

Özellikle faset eklem adını verdiğimiz, omurların birbiri üzerine oturmasıyla meydana gelen eklemlerdeki kireçlenme ve bozukluklar servikojenik baş ağrısına yol açan sebepler arasındadır.

 

Sinir liflerinde meydana gelen değişimler, boyun travması, darbesi, zorlanması, boyun veya omuz kaslarının kronik spazmı, kronik migrenlerde de görülen benzer şekilde o bölgenin hassasiyetini artırabilir.

Daha düşük bir ağrı eşiği, hastaları daha şiddetli ağrıya karşı daha duyarlı hale getirir. Bu nedenle erken tanı ve terapötik müdahale çok önemlidir

  • Servikojenik bir baş ağrısı, 30 ila 44 yaş arasındaki kişilerde nadir görülen bir kronik baş ağrısıdır.
  • Erkek ve kadınları 0.97 (K/E oranı) ile aşağı yukarı aynı oranda etkiler.
  • Başlangıç ​​yaşının 30’lu yaşların başı olduğu düşünülmekte, ancak hastaların tıbbi yardım alma ve tanı alma yaşı 49.4’tür.
  • Diğer baş ağrısı hastalarıyla karşılaştırıldığında, bu hastalarda ağrılı tarafta kas hassasiyeti vardır

TEŞHİS VE BELİRTİLER

Klinik olarak tanı koymak zordur ancak belirtiler genellikle;

Genellikle tek taraflı “koç boynuzu” veya tek taraflı baskın bir baş ağrısı

  • Boyun hareketi veya duruşu ile şiddetlen ağrı
  • Üst 3 boyun omurga ekleminin hassasiyeti
  • Belirli kaslarda gerginlik ve tetik noktalara sahip olma eğilimindedir.
  • Derin boyun kaslarında zayıflık
  • Yüzeysel boyun kaslarında artan aktivite
  • Boynun normal şekilde hareket ettirilemeyeceğini hissettiren sert boyun
  • Özellikle bir bölgede lokalize olan ağrı – ör. başın arkasında, alında, şakağında veya gözün arkasında
  • Ağrının şiddeti ve süresi hastadan hastaya değişmektedir. Ağrı genellikle boyunda başlar, zonklayıcı ve batıcı olmayan bir karakterdedir.

Migren ve servikojenik baş ağrıları iki farklı tanı olmasına rağmen, aşağıdaki belirtiler benzer olabilir:

  • Kendini iyi hissetmeyebilir
  • Kusabilir
  • Omuz ve kolda ağrı olabilir.
  • Işığa duyarlı olabilir
  • Sese duyarlı olabilir
  • bulanık görme

SERVIKOJENIK BAS AGRISINDA FIZIK TEDAVİ 

Servikojenik baş ağrısının yönetimi multidispliner ekip uyumluluğu gerektirir.

  • Fizik tedavi, tedavinin ilk aşaması olarak kabul edilir. Manipülatif terapi ve terapötik egzersiz düzeni, servikojenik bir baş ağrısının tedavisinde etkilidir.
  • Bu tip baş ağrısı, yumuşak doku (kas ve bağ gibi) kısıtlamalarını tedavi etmeye yönelik yanıt verse de, muayene, değerlendirme ve tedavi yönteminin boyun ve oksiputa özgü olması gerekir.

Bireye özgü değerlendirmenin ardından fizik tedavi programı oluşturulur.

Fizik tedavi programında ihtiyaca yönelik

  • Derin ve yüzeyel boyun kaslarının yeniden eğitimi
  • Kısalmiş gergin yapıların ve zayıflamış ve uzamış kasların dengesinin sağlanması
  • Boyun eklemlerinin hareketliliğini arttıracak mobilizasyon ve manipülasyon teknikleri
  • Sırt ve kürek kemiği oluşumunu dengelemek ve kasların kuvvet dayanıklılığını arttırmak
  • Doğru duruşun kişiye öğretilmesi
  • Miyofasyal Hareketlilik, Kuvvet, Stabilite ve Postural Egzersizler
  • Hassas ağrılı tetik noktaların gevşetilmesi

Kişiye özel servikojenik baş ağrılarında uygulanan yaklaşımlardır.


fizik-tedavinin-faydali-olmasinin-10-nedeni.jpg

18 Ağustos 2021 Genel

Fizik Tedavinin Faydalı Olmasının 10 Nedeni

Fizik tedavi, düzenli hareket etme ve işlev görme yeteneklerini sınırlayan tıbbi sorunları, hastalıkları veya yaralanmaları olan her yaştan insana yardımcı olur.

Özelleştirilmiş bir fizik tedavi programı, bireylerin önceki işlevsellik düzeylerine dönmelerine yardımcı olabilir ve daha fazla yaralanmayı önlemeye ve genel sağlık ve refahı iyileştirmeye yardımcı olabilecek aktiviteleri ve yaşam tarzı değişikliklerini teşvik edebilir. Birinci basamak doktorları, hastaları genellikle bir sorunun ilk belirtisinde fizik tedaviye yönlendirirler. Fizik tedaviyi bu kadar önemli yapan şeyin ne olduğunu merak mı ediyorsunuz?

İşte size fayda sağlayabileceği 10 yol:

1. Ağrıyı azaltın veya ortadan kaldırın. Eklem ve yumuşak doku mobilizasyonu gibi terapötik egzersizler ve manuel terapi teknikleri veya bantlama, farklı yöntemler gibi tedaviler ağrıyı hafifletmeye ve ağrıyı azaltmak için kas ve eklem işlevini geri kazanmaya yardımcı olabilir. Bu tür tedaviler ayrıca ağrının tekrarlanmasını engelleyebilir.

2. Ameliyattan kaçının. Fizik tedavi, ağrıyı gidermenize veya bir yaralanmadan iyileşmenize yardımcı oluyorsa, ameliyat gerekmeyebilir. Ve ameliyat gerekli olsa bile, ameliyat öncesi fizik tedaviden yararlanabilirsiniz. Daha güçlü ve daha formda bir ameliyata giriyorsanız, çoğu durumda daha hızlı iyileşirsiniz. Ayrıca mecburi olmayan ameliyattan kaçınarak sağlık bakım maliyetlerinizi de düşürebilirsiniz.

3. Mobiliteyi geliştirin. Ayakta durmakta, yürümekte veya hareket etmekte zorlanıyorsanız (yaşınız ne olursa olsun) fizik tedavi yardımcı olabilir. Germe ve güçlendirme egzersizleri, mobilite egzersizleri ve kişiye özel egzersizler, hareket kabiliyetinizi geri kazanmanıza yardımcı olur. Fizyoterapistler kişilere baston, koltuk değneği veya başka herhangi bir yardımcı cihazla uygun şekilde yönlendirebilir veya ortez reçetesini değerlendirebilir. Bireysel bir bakım planını özelleştirerek, bir bireyin yaşamı için önemli olan her türlü faaliyet, maksimum performans ve güvenliği sağlamak için uygulanabilir ve uyarlanabilir.

4. İnme sonrası hareketsizlikten kurtulun . İnme sonrası bir dereceye kadar işlev ve hareket kaybı yaygındır. Fizik tedavi, vücudun zayıflamış kısımlarını güçlendirmeye, merkezi sinir sisteminde yeni yollar oluşturmaya, yürüyüş ve dengeyi iyileştirmeye yardımcı olur. Fizik tedavi uzmanları ayrıca, inme hastalarının evde daha bağımsız olabilmeleri ve tuvalet, banyo, giyinme ve diğer günlük yaşam aktiviteleri için bakım yüklerini azaltabilmeleri için, inme hastalarının yatakta transfer ve hareket etme becerilerini geliştirebilirler.

5. Bir spor yaralanmasını iyileştirin veya önleyin. Fiziksel terapistler, farklı sporların belirli yaralanma türleri için riskinizi nasıl artırabileceğini anlar (örneğin, mesafe koşucuları için stres kırıkları). Sporunuza güvenli bir şekilde geri dönmenizi sağlamak için uygun kurtarma veya önleme egzersiz programları tasarlayabilirler.

6. Dengenizi geliştirin ve düşmeleri önleyin . Fizik tedaviye başladığınızda, düşme riski için değerlendirileceksiniz. Düşme riskiniz yüksekse, terapistler gerçek hayattaki durumları taklit etmenin bir yolu olarak dengenizi güvenli ve dikkatli bir şekilde zorlayan egzersizler sağlayacaktır. Terapistler ayrıca daha güvenli yürümeye yardımcı olmak için koordinasyonu ve yardımcı cihazları geliştirmek için egzersizler konusunda size yardımcı olur. Denge sorunu, kişinin vestibüler sistemindeki bir sorundan kaynaklandığında, Fizyoterapistler, uygun vestibüler işleyişi hızlı bir şekilde geri yükleyebilen ve baş dönmesi veya baş dönmesi semptomlarını azaltabilen ve ortadan kaldırabilen özel manevralar gerçekleştirebilir.

7. Diyabet ve damar rahatsızlıklarını yönetin . Genel bir diyabet yönetim planının bir parçası olarak egzersiz, kan şekerini etkili bir şekilde kontrol etmeye yardımcı olabilir. Ek olarak, diyabetli kişilerin ayaklarında ve bacaklarında his sorunları olabilir. Fizik tedavi uzmanları, bu hastalara yolun ilerisindeki diğer sorunları önlemek için uygun ayak, duyu bakımı sağlamaya ve eğitmeye yardımcı olabilir.

8. Yaşla ilgili sorunları yönetin . Bireyler yaşlandıkça artrit veya osteoporoz geliştirebilirler veya eklem replasmanına ihtiyaç duyabilirler. Fizyoterapistler, hastaların eklem replasmanından kurtulması ve artritik veya osteoporotik durumların konservatif olarak yönetilmesine yardımcı olma konusunda uzmandır.

9. Kalp ve akciğer hastalığını yönetin. Hastalar bir kalp krizi veya prosedürden sonra kardiyak rehabilitasyonu tamamlayabilirken , günlük işleyişiniz etkilenirse fizik tedavi de alabilirsiniz. Pulmoner problemler için fizik tedavi, güçlendirme, kondisyonlama ve nefes egzersizleri yoluyla yaşam kalitesini artırabilir ve hastaların akciğerlerdeki sıvıyı temizlemesine yardımcı olabilir.

10. Kadın Sağlığını ve diğer koşulları yönetin. Kadınların hamilelik ve doğum sonrası bakım gibi belirli sağlık ihtiyaçları vardır. Fiziksel terapistler, kadın sağlığıyla ilgili sorunların özel yönetimini sunabilir. Ek olarak Fzt, bağırsak inkontinansı, meme kanseri, kabızlık, fibromiyalji, lenfödem, erkek pelvik sağlığı, pelvik ağrı ve idrar kaçırma için özel tedavi sağlayabilir.

Fizik tedavinin size veya ilgilendiğiniz birine nasıl yardımcı olabileceği hakkında sorularınız varsa, lütfen bilgi için sağlık merkezimize veya bir Fizyoterapiste sormaktan çekinmeyin.


fibromiyalji-1200x675.jpg

28 Temmuz 2021 Fizik Tedavi

FİBROMİYALJİ NEDİR?

Fibromiyalji sendromu (FMS), kronik yaygın kas-iskelet ağrısı ile karakterize çoklu sistemi tutan bir hastalıktır.

Ağır çalışma ve yaşam koşullarının getirmiş olduğu zorlukların yol açtığı stres ile tetiklenir, artık çağın hastalığı haline gelmiştir.

FMS’li hastalarda yaygın ağrının yanı sıra görülen yorgunluk, uyku bozukluğu, tutukluk, depresyon, anksiyete ve bilişsel problemler yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemekte, kişinin yaşamla başa çıkma yeteneğini azaltmakta ve çevresi ile olan iletişimini bozmaktadır

Bu nedenlerle, FMS günümüzde verimliliği azaltarak iş gücü kaybına ve yüksek tedavi maliyetlerine neden olan, ayrıca dikkat dağınıklığına ve motivasyon bozukluğuna yol açarak iş kalitesini düşüren önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir.

FMS’nin görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır ve en sık 40-60 yaş arasında görülmektedir. Görülme sıklığı kadınlarda erkeklerden daha fazladır ve sosyoekonomik düzey düştükçe sıklıgı artmaktadır.

Fibromiyalji belirtilerinin farklı hastalıklarla karşılaştırılma olasılığı ise çok yüksektir. Doğru teşhis konulamadığında fibromiyalji şikayetleri azalsa da bir süre sonra yeniden başlama riski çok fazladır.

Fibromiyalji belirtileri çok keskin olmamakla birlikte en önemli belirtisi vücudun belli yerlerinde görülen hassasiyettir. Bunu yanı sıra fibromiyalji özellikle ağrı ve sabahları zor uyanma ile kendini belli eder.

  • Her hangi bir agrıyı normalden daha fazla algılamak
  • Ağrı yapmayan uyarıcılarıda ağrı gibi hissetmek
  • El ve ayaklarda karıncalanma hissi ve uyuşma
  • Egzersize karşı dirençsizlik
  • Kabızlık ishal ve gaz şikayetleri
  • Depresyon hali
  • Hafıza problemleri
  • Gün boyunca yorgunluk hissi
  • Dinlenmeden uyanmış olma hissi
  • Nefes almada zorlanma ve kulak çınlaması da en büyük fibromiyalji belirtilerindendir.

FİBROMİYALJİ NEDENİ:

Fibromiyaljinin nedeni çok iyi bilinmese de yapılan araştırmalar genetik faktörlerin çok önemli olduğunu gösteriyor. Buna bağlı olarak 1. derece yakınlarında fibromiyalji görülen kişilerin bu hastalığa yakalanma riski 8 kat artmaktadır. Aynı zamanda çevresel faktörler de fibromiyalji sendromuna neden olan önemli nedenlerden biri. Özellikle çocukluk çağlarında geçirilen fiziksel ve duygusal travmalar fibromiyalji için büyük risk faktörleri arasında kabul edilir.

TANI TEŞHİS:

Oldukça karmaşık bir hastalık olan fibromiyalji için multidisipliner bir tedavi uygulanır. Psikolog ve fizyoterapist dışında pek çok branştan da destek alınabilir.

Fibromiyalji teşhisi hastanın öyküsü, hastalık belirtileri ve fiziki muayene ile konur. Fibromiyalji teşhisi için üç ay şikayetlerin ve belirtilerin devam etmesi gerekir. Fibromiyalji muayenesinde hassas noktalar denilen vücudun 18 hassas noktasından yaklaşık 11’inde bu ağrılı noktaların bulunup bulunmadığı tespit edilir. Bu referans noktalarında hastanın aşırı hassas olması tanıda önemlidir. Fibromiyaljinin sadece kan tetkiklerinde ortaya çıkmasını beklememek gerekir.

Ancak örneğin kapsamli metabolik panel, tam kan sayımı, tsh, kreatin kinaz gibi kan tetkikleri ayırıcı tanı için istenebilir. Sık sık başka hastalıklarla karıştırılan fibromiyaljide, bu karışıklığı önlemek için yapılacak tetkikler büyük önem taşır.

Doğru ve erken tanıyla birlikte kısa surede tedaviye geçilmelidir. Multidisipliner bir ekip ile gerek fizyoterapist, psikolog, romatoloji uzmanı ile kişi ele alınmalıdır.

TERAPI PROG:

Biz fizyoterapistler terapi programımızı kapsamlı oluşturmalı ve buna muhakkak kişiyi dahil etmeliyiz. Kişinin terapiler dışında günlük yaşamını modifiye etmesi  çok önemlidir. Gerek beslenme, psikoloji, ve stres yönetimi gibi iç faktörler ile yasam koşullarında da düzenlemeye gitmesi gereklidir.

Yapılan çalışmalarda aerobik, güçlendirme, germe, gevşeme egzersizleri ile su içi egzersizlerin etkinlikleri araştırılmış ve egzersizin FMS tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir.

FMS’de egzersizin temel amaçları stresin azaltılması, bozulmuş postürün düzeltilmesi, dayanıklılığın arttırılması ve kardiyovasküler sistemin iyileştirilmesidir.

Günümüzde FMS tedavisinde düşük yoğunluklu aerobik egzersizler ve diğer tedavi yöntemleriyle kombine edilebilen egzersiz programları önerilmektedir.

Bu bilgiler ve farkındalık ile sizde harekete geçerek bir uzmana başvurun ve artık uykusuz gecelere, gün içinde sürekli yorgun olmaya ve yasamdan kısıtlanmaya veda edin.


dogum-sonrasi.jpg

9 Temmuz 2021 Doğuma Hazırlık

Doğum Sonrası

Topluma yeni bir can kazandırırken bu canların ruhsal ve bedensel açıdan daha sağlıklı olması adına bütüncül önleyici tedavi hizmetlerinden yaralanmalıyız.Hastalıklar ve sıkıntılar meydana gelmeden önce erken dönemde eğitim almalıyız,egzersiz yapmalıyız,doğal ve dengeli beslenmeliyiz. Doğum sonrası dönemde lohusalık depresyonu ve hormonların bedende ki fizyolojik değişikliğinden ötürü meydana gelen bütün riskleri önlemek için muhakkak bilinçlenmeliyiz.Doğumunuzu yapmanız ve bebeğinizi kucağınıza almanız sonrasında farklı bir psikoloji yaşamanız çok doğaldır. Bu dönemin hamilelik döneminden çok daha zor olduğunu birkaç yıl daha yaşamaya da hazırlıklı olmanızda yarar var. Doğum sonrasında stres yaşamamanız gerekiyor. Çünkü yaşadığınız her olumsuz duygu durumları  sizde bir takım olumsuz hormonların salgılanmasını sağlarken beraberindede kan dolaşımı yoluyla bebeğinize etki eder.Bu durumun gebelik süresince devam etmeside hem doğum anınızı hemde doğum sonrası döneminizi olumsuz etkiler.Yapılan çalışmalar ve araştırmalar gösteriyor ki gebeliğini stresli,hareketsiz ve düzensiz beslenme ile geçiren anneler ve bebekleri doğum anı ve sonrasında çeşitli hastalık riskleri taşıyorlar. Bu yüzdende doğum sonrası yaşadığınız her türlü sıkıntılı dönemde de tüm annelere destek vermekteyim.

Doğum Sonrası Olası Durumlar

Bir bebeğin aileye girişi, yepyeni bir dünyaya açılan kapıdır. Bu dönemde olumlu duygular kadar olumsuz duygular da doğaldır. Doğum sonrası yaşayabileceğiniz tüm durumlar için bilgi paylaşımı yapmaktayım. Bebek bakımı,emzirme pozisyonları,süt arttırma yöntemleri,bebek yıkama anne-baba ve bebek arasında daha güçlü bir iletişim için eğitimler verip aynı zamanda evde bakım ekibimizle evinizde hizmet vermekteyiz. Mutlu bir bebek için bebek bakımı ve aile için çalışmalarımdan yararlanabilirsiniz.Gerektiği noktada aileleri ekibimizde ki psikologlara yönlendirip uzmanlarla çalışmalarına yardımcı oluyoruz.


dogum-ani.jpg

9 Temmuz 2021 Doğuma Hazırlık

Doğum Anı

Hamile kadınların en çok korktukları ve endişe taşıdıkları an doğum ânıdır. Bebeğim sağlıklı doğacak mı, doğum yaparken acı hissedecek miyim, doğumum çok mu uzun sürecek ve daha yüzlerce soru kafalarını meşgul eder. Hamile bayanların doğumla ilgili kuşkularına son verecek çalışmalarımı paylaşmakta ve psikolojik destek sunmaktayım. Kuşku ve sorularınıza yanıt vermekte ve bu özel döneme en rahat şekilde hazırlanmanızı sağlamaktayım.Bilinçli bir hamilelik ve kolay gebelik için doğum anı hakkında muhakkak bilgi almalısınız.

Doğum Anından Önce

Anne adayları, bu gizemli dönemde en duygusal anları yaşar. Elbette ki bir miktar heyecan olması da son derece doğaldır. Doğum öncesi yaşadığınız psikolojik süreçte ve endişe trajedilerinizde sizlere pozitiflik aşılamakta, bu zorlu ve heyecanlı süreci nasıl atlatacağınız konusunda detaylar vermekteyim.Doğuma esasında gebe kalmadan önce hazırlanmakta fayda vardır ancak son doğum anına kadarda artık geç deyip bırakmayın nereden başlasınız sizin ve bebeğiniz için kardır.Doğum öncesinde eğitim almak nasıl besleneceğiniz nasıl egzersiz yapacağınız ve bebek ile anne karnında nasıl iletişime geçeceğinizi bilirseniz her şey daha kontrollü ve olumlu geçecektir bütün riskleri ekrate etmiş olursunuz.

Doğum anında nefes çalışmak çeşitli egzersiz ve olumlamalar yapmak,doğum şekliniz ne olursa olsun daha bilinçli.travmasız,pozitif ve kolay bir doğum yapmanıza yardımcı olacaktır.


kurum-ici-egzersiz.jpg

9 Temmuz 2021 Genel

Kurum İçi Egzersiz

Stres,obezite ve diyabetten korunmanın en kolay yolu bilinçlenmek,düşüncelerimizi analiz etmek,fark etmek ve  egzersiz yapmaktan geçer.Günümüzün en yaygın sorunu stres, kişileri bedensel ve ruhsal aıdan içten içe etkilerken aynı zamandada kişinin davranışlarını ve başkalarıyla olan ilişkilerinide olumsuz etkiler ve sosyal anlamdada iş anlamındada verimi ve performansı düşürerek giderek kişinin çökmesine ve tükenmişlik sendromuna girmesine neden olur.Düzenli ve beslenme şekline uygun olarak planlanan egzersiz programları tüm bireylere sağlık katar. Sizler için tasarladığım egzersiz programları kişinin duruşuna,besleneme alışkalıklarına  ve beden kimyasına özel olacaktır. Bu programlara uyum sağlanması, kişinin hem düşüncelerini fark etmesi ve düzeltmesine hemde enerjik olmayı sağlayacağı gibi, zinde ve daha sağklıklı bir vücuda sahip olmanın da temelini oluşturacaktır.

Güçlü Bir Vücut

Sağlıklı nefes almak, yalnızca temizlik bakımından hijyenik olmakla oluşmayacak bir değerdir. Dahili olarak steriliteyi, vücudun toksinlerden arınması ve hem sosyal ve hemde iş performansınızın artmasını sağlayacaktır. Hazırladığım egzersiz ve sağlıklı zihin kürleri ve uygulamalı tekniklerimle  rahat ve ferah bir görünüme sahip olabilirsiniz. Obeziteyi ve vücut şekil bozukluğunu kader olmaktan çıkaracak yöntemlerim için, çalışmalarımı takip edebilirsiniz. Unutmayın, vücudun ve zihnin rahatlığı dış görünüşünüze yansır.


kurum-ici-nefes.jpg

9 Temmuz 2021 Genel

Kurum İçi Nefes

Hayatımızın doğum sonrasında ki ilk anından itibaren en büyük önemine sahip olan aktivitemiz  olan diyafram nefesi büyürken yaşadığımız stres ve tecrübelerden dolayı unutularak daha basit ,yetersiz oksijen sağlayan yüzeysel göğüs solunumuna kendini bırakır ve bu zamanla  bedenimizin ihtiyacı olan oksijeni karşılamazken aynı zamandada akciğerlerde ki kirli havayı da yeterince boşaltmamaza bu nedenle de bağışıklık sistemimizin düşmesine ve çeşitliruhsal-bedensel sorunlara ve hatta hastalıklara yol açmaktadır.Solunum yaparken nefes verme, seansın kalitesi bakımından oldukça  önemli bir detaydır. Düzenli aralıklarla verilmeyen her nefes kalbi yorucu, kan sirkülasyonunu etkileyici ve beynin yorulmasını sağlayıcı sorunlara yol açarken kirli havanın atılamamasına ve zamanla ekspirasyon(soluk verme) kapasitemizi düşürür yani solunum yapan diyafram kası ve buna yardım eden kaslarında zamanla gücünün azalmasına neden olur. Sağlıklı bir nefesin alt yapısında aynı zamanda psikoloji,beslenme alışkanlıkları ve gıda seçimleri de rol oynamaktadır.

Hayat Nefes Almaktır

Nefes hayati öneme sahiptir. Temiz bir nefes, temiz bir dünya ve kişiye bir armağandır. Sizler için sunduğum tüm önerilerde olduğu gibi nefes konusunda da net çözümlerim bulunmaktadır. Sizin vücudunuza özel olan çalışmalarımda, öncelikli olarak yaşam kalitesini hedef almaktayım. Düzenli bir hayata sahip olmak ve yaşam kalitenizi artırmak için tecrübelerimden ve ihtisas alanımın verdiği profesyonellikten yararlanabilirsiniz.


© Copyright 2021 | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım: Mustafa Berker