Category filter:AllDoğuma HazırlıkFizik TedaviGenelPilates
No more posts

HAMİLE PİLATESİ NEDİR ?

Hamile pilatesi; vücudun nefes kontrolü ile birlikte çeşitli hareketler yapılarak esnetildiği bir spor dalıdır.

Hamilelik döneminde vücudun ağırlık merkezi değiştiğinden ve uterus büyüdükçe bel bölgesindeki boşluk arttığından dolayı omurgada oluşabilecek bozuklukları önlemek amacıyla tüm hamile kadınlar hamile pilatesi yapabilir.

Hamile pilatesi faydaları

-Karın kaslarını geliştirir
-Pelvik taban kaslarını geliştirir
-Nefes kontrolü sağlar
-Kas ve iskelet sistemi dengesizliklerini azaltır
-Kan dolaşımını arttırır
-Kilo kontrolü sağlar

Hamile pilatesine ne zaman başlanmalı

Hamilelikte pilatese doktorunuz izin verdiği sürece, gebeliğin 12 ve 16. haftası arasında başlayabilirsiniz. Ortalama olarak haftada 2 veya 3 defa doğumunuza kadar güvenle devam edebilir, hamileliğinizi daha mutlu ve konforlu hale getirebilirsiniz.

Pilatesin felsefesinde yormak yok. Dolayısıyla hamile pilatesinde sizi yormayacak ve rahatlamanızı sağlayacak egzersizler yer alıyor. Bunlar daha çok kan dolaşımını hızlandıracak hareketler.

Kimler hamile pilatesi yapmamalı

-Geçmişte düşük yapmış olan ya da mevcut gebeliğinde düşük riski taşıyanlar,
-Hamilelik süresi boyunca kanama sorunu yaşayanlar,
-Erken doğum riski olanlar
-Diyabet, yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları yaşayan anne adaylarının doktorlarına danışmadan kesinlikle pilates yapmamaları gerekmektedir.

 


pulmoner-rehabilitasyon.jpg

10 Ekim 2022 Fizik Tedavi

Solunum yani pulmoner rehabilitasyon kronik solunum hastalıklarının tedavisi olarak kabul edilmektedir. Hastaların fiziksel ve psikolojik durumlarını düzeltmeyi amaçlar.

Pulmoner Rehabilitasyon kimlere uygulanır?

 

•Nefes darlığı,
•Günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanma,
•Yaşam kalitesinde azalma hissedenler
•Egzersiz kapasitesinde kısıtlılığı olan
•KOAH, astım ve covid-19 gibi tüm solunum hastalarına uygulanır.

Pulmoner Rehabilitasyon Programında Neler Yapılır?

 

* Hasta eğitimi ve sigara bıraktırma çalışması
* Bronşiyal hijyen teknikleri ve kontrollü solunum teknikleri.
* Egzersiz programları
* Oksijen desteği.
* Diyet planlaması
* Psikososyal destek.

Nefes ve gevşeme egzersizleri öğrenme, dikkat, bellek, odaklanma, düşünceyi organize etme gibi süreçlere katkı sağlar. bedenimizin neresinde en çok gerilim taşıdığımızı fark edip, bu kasları gevşetmemiz önemlidir. nefes ve gevşeme egzersizleri
sadece yaşam içerisinde karşılaştığımız gerginliklerde değil; kendinizi daha iyi hissedebilmek için de kullanabileceğimiz tekniklerdir.

Doğru nefes alma üzerine olan bu tekniği,

Sağ elimizi göğsümüze sol elimizi karnımızın üzerine yerleştirelim.
•Burnumuzdan nefes alıp yavaşça verelim.
•Nefes alıp verme sırasında eğer göğüs kafesimiz hareket ediyorsa yanlış nefes alıyoruz demektir.
•Nefes alırken sadece şuna dikkat edelim ;Nefes
aldığımızda karnımız şişecek nefesimizi tuttuğumuz sürece şiş kalacak ve verirken de içeriye doğru hareket edecek.

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


rotatorcuffkaslari.jpeg

10 Ekim 2022 Fizik Tedavi

Rotator Cuff Sendromu Nedir?

Subakromiyal bursa ve m.biceps tendonun uzun başının humerus ve korakoakromiyal ark arasında sıkışmasıyla oluşur.
Subakromiyal yüklenme, overuse gibi nedenler enflamasyon, dejenerasyon, traksiyon, kompresyon gibi etkenlerle rotator cuff tendinopatisi oluşturur.

Rotator Cuff Kasları Nelerdir?

Supraspinatus, İnfraspinatus , Teres minör, Subscapularis kaslari humerus basini stabilize etmek için birlikte çalışırlar. Glenohumeral eklemin korakoid çıkıntı ve akromiyon arasına sıkışmasını engeller.

Supraspinatus omuz abduksiyonunu sağlarken humeral başı inferiora doğru zorlar. Böylece humerus başı akromiyon altında sıkışması, kas tendonunun hasarı engellenir.

İnfaspinatus eksternal rotasyon, adduksiyon, ekstansiyon ve horizontal abduksiyon yaptırır.
Teres minör ile çalışarak humerus başının posteriora tutunmasını sağlayarak korakoid çıkıntı üzerinde sıkışmaşını engeller.

Teres minör kasının eksternal rotasyon, adduksiyon ve horizontal adduksiyondur.

Subskapularis kasının fonksiyonu internal rotasyondur.

Rotator Cuff Sendromunda Risk Faktörleri Nelerdir?

 

• Kolun baş üstünde kaldırma çekme hareketlerini gerektiren yüzme gibi sporlar
• Yaşa bağlı dejenerasyon
• Aşırı güç uygulanması, düşme

Rotator Cuff Sendromu Belirtileri Nelerdir?

• Omuzda tekrarlayan ve sürekli hissedilen ağrı
• Omuzdan tıkırtılı sesler gelmesi
• Kolu yukarı kaldırırken kas zayıflığı ile birlikte duyulan ağrı

Rotator Cuff Sendromu Fizik Tedavisi Nasıl Olur?

Fizik tedavi ile ağrıyı azaltmak ve dokuyu iyileştirerek omuzu sağlıklı haline döndürmek hedeflenir.
Sıcak-soğuk kompresler ve Tens uygulamalari ile ağrı azaltılır.
Germe ve güçlendirme egzersizleri ile kas zayıflığı giderilir.
Manuel masaj
Kinezyobantlama
Aktif ve aktif yardımlı egzersizler
Wand egzersizleri
Codman egzersizleri
Omuz posterior glide
Omuz anterior glide
Omuz lateral glide
Omuz eksternal rotasyon mobilizasyonu
Omuz internal rotasyon mobilizasyonu

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


elayakhastaligi.jpg

2 Ekim 2022 Fizik Tedavi

El -Ayak -Ağız Hastalığı Nedir?

 

El, ayak, ağız hastalığı 10 yaş altı çocuklarda sık görülen bulaşıcı bir hastalıktır ve yüksek ateş, bademcikte kızarıklık, ağız içinde aft ve ciltte döküntü şeklinde kendini belli eder. Çocukların el, ayak ve bileklerinin neredeyse tamamını kırmızıya boyar. Sonraki günlerde döküntüler suçiçeğine benzer içi sıvı dolu kabarcıklara dönüşür ve bir hafta içinde kaybolur.

Enterovirüs ailesinden coxsacki virüsünün yol açtığı bu hastalık yaz ve sonbahar aylarında salgın yoluyla kolayca bulaşabilir. Hastalık virüs hastalığı olduğu için antibiyotik tedavisi etkili değildir ve hastalık bir hafta içinde kendiliğinden geçer. Bu sürede hasta çocuğun başkalarıyla yakın temasta olmaması önemlidir.

El-ayak-ağız hastalığına korunmanın en etkili yöntemi hijyendir.

El ayak hastalığı belirtileri

El ayak ağız hastalığı belirtileri iki aşamalı şekilde ortaya çıkar. El ayak hastalığının ilk aşama belirtileri;

  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Bademcikte kızarıklık ile birlikte boğaz ağrısı
  • İştah kaybı ve kusma
  • Ağız içinde oluşan aft yaraları
  • Yüksek ateş
  • El, ayak ve bileklerin kırmızıya benzer renk alması, olarak sıralanabilir.

İlk aşamada ortaya çıkan belirtiler, soğuk algınlığı ya da boğaz enfeksiyonları ile karıştırılabilir. Ancak hastalığın ikinci aşamasında ortaya çıkan avuç içi, parmak arası, ayak altı, kasık, genital bölge ve popo kısmındaki kırmızı döküntüler hastalığın teşhisini kolaylaştırır. Bu döküntüler ilerleyen günlerde su kabarcıklı kaşıntılara dönüşüp yaklaşık 10 gün sonra tamamen yok olur.

El ayak hastalığı nasıl bulaşır ?

Virüs kaynaklı diğer hastalıklar gibi, el ayak ağız hastalığı da bulaşıcıdır.

El, ayak, ağız hastalığı ülkemizde yaz aylarında ve sonbahar başında sık görülüyor.

Hasta kişinin hapşırması ve öksürmesiyle, tükürükle, lezyonların olduğu deriye yakın temasla ve idrar-dışkı yoluyla bulaşabiliyor.

Yazın havuz sezonunun açılması ve enfekte havuz sularının yutulması ise ayrı bir risk oluşturuyor. Havuzda idrar ve dışkı  kaçırma nedeniyle mikrop yayılabiliyor ve klorlamaya rağmen dirençli kalabiliyor. Bu da hem çocuk hem erişkinler için risk faktörü olabiliyor.

 

 

 

El ayak hastalığı bulaşma süresi

Hastalar ile doğrudan ilgilenen kişilerin daha önceden bu virüslere karşı bağışıklığı yok ise, genel olarak döküntüden 1-2 gün önce ve döküntüden 6-7 gün sonrasına kadar bulaşabilir.

Hastalığın bulaşma evresi ayak, ağız, elde çıkan küçük kabarcıklar ve döküntülerin tamamen yok olmasına kadar devam edebilir. Bu nedenle hastaların yakınında bulunan kişiler önlem olarak sık sık ellerini yıkayıp mümkün olduğunca hasta kişiler ile doğrudan temasa geçmemelidir.

Bebeklerde el ayak hastalığı

Bebeklerde ateş sonrası döküntü, ilk olarak su çiçeğini akla getirse de ağız içindeki yaralar ve döküntülerin seyrindeki farklılıklar el ayak hastalığının teşhisini sağlar.

Anne babalar yükselen ateşe karşı temkinli olmalı, belirli aralıklar ile bebeklerinin ateşini kontrol etmelidir

. Henüz katı yiyecek yiyemeyen bebeklere bol miktarda sıvı verilmeli.

Ağız içi ve damaklardaki yaraların acısını hafifletmek için soğuk sıvılar verilmeli, bebeğin beslenmesini kolaylaştırmak gerekir.

 

Çocuklarda el ayak hastalığı

Çocuklarda el ayak ağız hastalığı yüksek ateş ve ağızda oluşan yaralar nedeni ile hastalık döneminde çocuklar iştahlı olsalar bile gerektiği gibi beslenemezler.

hastalık süresince çocuklara bol miktarda su ve sıvı verilmesi gerekir. Ağız içi yaralarının artmaması ve acısının yükselmemesi için baharatlı, tuzlu besinlerden uzak durulmalı, ağrıların hafiflemesi için süt gibi sıvılar ve yoğurt gibi serin besinler tüketilmelidir.

Yetişkinlerde el ayak ağız hastalığı

Yetişkinlerde el ayak ağız hastalığı, bebek ve çocuklara göre daha hafif geçer, genelde tekrarlamaz. Ancak bebek ve çocukların bağışıklıkları daha gelişme aşamasında olduğu için dikkat edilmezse hastalık yeniden tekrarlanabilir.

El ayak hastalığı tedavisi

El ayak hastalığı virüslere bağlı bir hastalık olduğu için kesin tedavisi yoktur.  Ancak hastalığın rahatsız edici etkilerinin hafifletilmesi için ilaç kullanılabilir. Benzer şekilde ağız içi yaralarının ağrısını almak için özel gargaralardan destek alınabilir.

Bu hastalığın en rahatsız edici taraflarından birisi, kırmızı kabarcıkların neden olduğu kaşıntılardır. Kaşıntıların hafifletilmesi için el ayak ağız hastalığı kaşıntı ilacı kullanılabilir. İlaçların mutlaka doktor kontrolünde ve belirlenen şekilde kullanılması gerektiğini lütfen unutmayın.

İlaç kullanılmayan durumlarda el ayak hastalığının kaşıntıları için ılık banyo yapılabilir. El ayak ağız hastalığı banyo sırasında lif kullanılmaması kullanılsa bile döküntülere bastırılmaması gerekir.

 

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


meniskus.jpg.jpg

24 Eylül 2022 Fizik Tedavi

Menisküs

 

Kemik eklemlerde kemikler arasında bulunan kıkırdak yapıda oluşan rahatsızlık.

Menisküs yırtığının belirti ve semptomları arasında bacağı bükme ve doğrultma zorluğu, dizde sürekli ağrı, sıkışma veya kilitlenme eğilimi, şişlik, ve yaralanma sırasında özellikle fark edilen patlama hissi bulunur.

Menisküsler genellikle dizin aniden dönmesi ya da düşme sonrası yırtılır. Her insanda menisküs yırtığı oluşabilmekte olup; genç yaşlarda yüksek enerjili travmalar ile oluşur. İlerleyen yaşla beraber menisküslerde aşınma ve yıpranmalar meydana gelir, yırtık oluşumu da kolaylaşır.

menis

Menisküs yırtığı olanlar nelere dikkat etmeli?

•Düzenli egzersiz
•Vücudun alışkın olmadığı sporlardan uzak durmak.
•Zorlayıcı hareketlerden uzak durmak.
•Mümkünse profesyonel destek alıp spor yapmak menisküs yaralanmalarından korunmak için önemlidir.

Menisküs Yırtığında Fi̇zi̇k Tedavi̇de Neler Yapılır?

 

Tam olmayan Menisküs yırtıklarında konservatif tedavi olarak fizik tedavi yöntemlerinden faydalanılmaktadır. Bu hastaların tedavisindeki amaç; ağrı, şişlik ve eklem kısıtlılıkları gibi şikayetlerin giderilmesi ve diz çevresi kasların kuvvetlendirilmesidir.

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


carpaltunnel.jpeg

13 Eylül 2022 Fizik Tedavi

Karpal Tünel Sendromu

 

Bir elin ya da iki elin parmaklarını, özellikle de başparmak, işaret ve orta parmaklarını etkisi altına alan bir rahatsızlıktır. El bileği iç yüzünde yer alan “karpal tünel” isimli kanaldan ilk üç parmağa dağılan “median” isimli bir sinir bulunur. Bu sinirin kanalda bası altında kalması sonucunda kişilerde karpal tünel sendromu ortaya çıkar.

Karpal Tünel Sendromu, el bileğindeki büyük bir sinir olan medyan siniri etkileyen bir rahatsızlıktır.

 

El bileğinizin dış kısmında kemikler yer alır. Bileğinizin iç tarafında ise kalın bir bağ dokusu bulunur. Bu nedenle el bileğinin yapısı tünele benzetilir.  El bileğinizde oluşan sinir sıkışması, karpal tünel sendromuna yol açar. Karpal Tünel Sendromu, el bileğindeki büyük bir sinir olan medyan siniri etkileyen bir rahatsızlıktır.

 

➖Tenar kaslarda zayıflık için gözlem ve kas kuvvet testleri yapılabilir.

➖Tinel İşaretinde ,bilekte median sinir üzerine hafif darbeler hastanın semptomloarını provoke eder.

➖Phalen Testinde, hasta bilek maksimum fleksiyonda 60sn tutulduğunda median sinir alanına yayılan ağrı, uyuşma ve karıncalanma hisseder.

➖İki nokta ayrımı Statik iki nokta ayrımı testinde 5mm aralıklı iki noktanın ayırdedilememesi

 

 

Karpal Tünel Sendromunun Nedenleri

 

1. Bilek kanalının yapısal olarak dar olması
2. Aşırı kilo (obesite)
3. Şeker hastalığı
4. Hormonal hastalıklar (tiroid fonksiyon bozuklukları)
5. Sinirlerin tutulumuna neden olan hastalık varlığı (nöropatiler)
6. Damar anormallikleri
7. Bilek bölgesinde görülen kırık ve çıkıklar
8. Romatoid Artrit
9. Gut artrit
10. Gebelik (hormonal değişiklikler nedeniyle)
11. Böbrek yetmezliği
12. Sinir kılıfı tümörleri veya enfeksiyonları, eski sinir kesileri veya bilinmeyen sebeple sinir kılıfının kalınlaşması
13. Mesleki olarak el ve el bileğinin aşırı kullanımı (ev hanımı, marangoz, kasap, şoförlük, çiftçilik, bahçe işleri gibi)
14. Spor zorlanmaları (tenis, golf gibi)

 

 

Karpal Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir?

• Uyku sırasında ellerde acı, yanma, rahatsızlık hissi, şişme ve uyuşukluk

• Ellerden omuza yayılan ağrı

• Parmaklarda iğnelenme hissi

• Nesneleri tam olarak kavrayamama

• Avuç içinde uyuşma ve karıncalanma

• Bilekte ya da ellerde ağrı

• Dirseğe kadar uzanan ağrı

• İlerleyen durumlarda baş parmağın altındaki kasın erimesi ve güçsüzlük

• Zayıf tutuş

Cerrahi Olmayan Tedavi
Hastalığın ilerleyen evrelerinde yakınmaları azaltmak ve hastalığın gidişatına yön verebilmek amacıyla bazı farklı tedavi şekilleri uygulanır. Bu tedavi yöntemleri şöyle sıralanabilir:

• İlaçla tedavi

• Karpal tünel sendromu bilekliği (atel kullanımı)

• Steroid enjeksiyonu

• Fizik tedavi uygulamaları

• Sendroma özel el ve bilek egzersizleri

Cerrahi Tedavi

İlaçla tedavi ve egzersizlerle başarılı olunamayan durumlarda uzman hekimler, hastaların ameliyat olmalarına karar verebilirler. Karpal tünel gevşetilmesi olarak adlandırılan cerrahi müdahale farklı tekniklerle uygulanabilir. Bu tekniklerin ortak hedefi, median sinirin üzerindeki baskının ortadan kaldırılmasını sağlamaktır.

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


varis3.jpeg

13 Eylül 2022 Fizik Tedavi

Varis Nedir?

 

Varis, toplardamarların deri altında mavi renkte, genişlemiş ve kıvrımlar yapmış olarak görülmesidir. Başlangıçta  şişlikler görülse de varis bulgularının artması ile büyük damar paketleri oluşabilir ve hatta damar çatlamaları görülebilir.

Gebelik, şişmanlık, uzun süre ayakta kalmak, bazı meslekler, kadın olmak, doğum kontrol hapları ve hormon tedavileri, dar giysiler giymek, kabızlık, yaşlılık ve genetik faktörler nedeni ile varis oluşabilir.

Varis oluşumuna neden olan pek çok faktör bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

• Genetik faktörler

• Cinsiyet (Kadınlarda daha çok görülmektedir)

• Hareketsizlik

• İleri yaş

• İdeal kilonun üzerinde olma

• Ergenlik, gebelik ya da menopoz gibi hormonal değişimlerin yoğun olarak yaşandığı dönemler

• Travmatik olaylar (damar yaralanmaları)

Toplardamardaki kapakların hasarı ve aşağı yönlü basınçlı kan akımının varlığı (Venöz Yetmezlik) farklı büyüklüklerde varislere neden olabilir.

Bilimsel makalelerde farklı sınıflamalar olmakla birlikte kabaca 3 tip varis vardır.

1. Büyük boy varisler: 

Deriden çok belirgin kabarıklık yapan, çapları 4-15 mm arasında değişen varislerdir.

2. Orta boy varisler: 

Deriden hafif kabarıklık yapan, yeşil renkli, çapları 2-4 mm arasında değişen varislerdir.

3. Kılcal varisler: 

Deriden kabarıklık yapmayan , çapları 1-2 mm den küçük olan kırmızı-mor renkli varislerdir.

Her üç varis türününde tedavisi modern yöntemler ile ameliyatsız olarak yapılabilmektedir.

 

Varisin belirtileri nelerdir?

varis2

 

Varisin neden olduğu başlıca şikayetler şunlardır:

• Bacaklarda  mavi mor şişlikler

• Ağrı

• Bacaklarda ağırlık hissi

• Bacaklarda şişlik

• Bacaklarda uyuşukluk

• Kaşınma

• Bacaklarda yanma, ağrı ve baskı hissi

• Cilt altından mor ve yeşil renkli damarların görülmesi

• Cilt altından uzamış, kıvrılmış ve büzülmüş damarların görülmesi

• Gece krampları

• Bacaklarda yorgunluk ve zonklama hissi

• Ödem

• Kaşıntı

 

Varis gelişimi nasıl engellenir?

 

• Düzenli egzersiz( koşu, yürüyüş, bisiklet, yüzme)

• Uzun süre ayakta durarak yada oturarak çalışmama

• Fazla kiloların verilmesi

• Uzun süre bacak bacak üstüne atarak oturmamak

• Çok sıkı ve dar giysiler giymemek

• Topuklu ayakkabı yerine rahat ayakkabı tercih etmek

• Kabızlıktan korunmak, yüksek lifli besinler tüketmek

• Uzun süre ayakta kaldıktan sonra bacakları havaya kaldırarak dinlenmek

• Kaplıcalar sıcağın etkisi ile varis oluşumunu kolaylaştırır ve şikayetleri artırırlar.

• Ayakta durmayı gerektiren meslek sahipleri veya varise genetik yatkınlığı olanlar varis çorabı kullanabilirler.

• Direk varislerin üzerine değil bacağın diğer bölümlerine masaj yapmak faydalı olabilir.

• Uzun süreli oturulması gereken yolculuklarda sık sık kalkıp dolaşmak faydalıdır.

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


tetiknokta2.jpg

9 Eylül 2022 Fizik Tedavi

Tetik Nokta

 

Tetik Nokta Nedir?

 

Tetik nokta (trigger point) kaslar üzerinde  gelişen ağrılı ve hassas noktalardır. Tetik noktalar , tutukluğa ve hareket kısıtlılığına neden olarak yaşam kalitesini ciddi anlamda bozabilir.

Tetikleme Noktaları Nasıl Ortaya Çıkar?

Bir kas gerildiğinde aktive olur. Bu gerilimi genellikle bir gevşeme aşaması takip etmelidir. Tetik noktaları genellikle bu gevşeme gerçekleşmediğinde ortaya çıkar. Sonra kas gergin kalır, kramplara neden olur . Krampın bir sonucu olarak, ince kan damarları sıkılabilir, bu da sonuçta kastaki kan akışını ciddi şekilde bozar.

Bir sertleşme gelişir, konuşma dilinde buna “yumru” da denir. Teknik terim tetik noktadır – “tetikleme” başlatma anlamına gelir. Kaçınılmaz bir şekilde, bu tetik noktaları vücudun tamamen farklı bölgelerinde şikayetleri tetikleyebilir. Bu  da, bu tür genellikle acı verici noktaları bulmayı son derece zorlaştırır.

Tetik Noktaları Nasıl Tanır ve Dokunurum?

 

Kendiniz hissedebiliyorsanız, tetik noktalarının çoğunlukla sertleştiğini ve gerçekten top top hissedildiğini göreceksiniz. Çoğunlukla basınç uyguladığınızda ağrıya da son derece duyarlıdırlar. Hareketliliğinizi kısıtlayabilir ve etrafınızdaki tüm kasların daha hızlı yorulmasına neden olabilirler.

Tetik Noktalarının Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?

 

Omuzunuzda, sırtınızda veya vücudun sertleşmeyi hissedebileceğiniz diğer bölgelerinde, sürekli ağrı çekiyorsanız, tetik noktalarının olma olasılığı yüksektir.

 

 

 

Tetik nokta neden oluşur?

 

• Yetersiz su içmek
• Hareketsizlik
• Duruş bozuklukları
• Diş sıkma
• Bel ve boyun omurgası problemleri
• Fiziksel travmalar
• Spor yaralanmaları
• Fazla kilo, obezite
• Uykusuzluk
• Sigara içmek

Tetik Nokta Belirtileri

 

●    Kaslarda aşırı sertleşme
●    Aşırı halsizlik durumu
●    Ödem
●    Bulantı
●    Baş dönmesi
●    (postür) duruş bozuklukları
●     Damarların ve Sinirlerin Sıkışması.
●     Hareket zorluğu yaşama problemleri.

 

 

Tedavi

 

• DÜZENLİ Egzersiz yapın
• Pilates
• Yüzme
• Yürüyüş
• Ağırlık çalışmaları
• Denge çalışmaları
• Su için, susuz kalmayın
• KALİTELİ UYKU
• Beslenme (kişinin günlük beslenme , tuvalet alışkanlığı , ruh hali takip edilir.) Bizim önerdiğimiz özel EVA anemnez alınır ve kişiye özel beslenme planı çıkarılır. Yemekleri hangi sürelerde pişirileceğini , nasıl sağlayacağını nasıl yiyeceğiniz öğretilir . Aerobik beslenme ve fonksiyonel beslenme ile birlikte kişinin beslenmesi toparlanır.
• Kişinin özel nefes ve esneme egzersizleri belirlenir.
•Osteopati açıdan değerlendirilir.
• Kişiye özel fonksiyonel terapi  düzenlenir.

 

Biz kliniğimizde;

 

• TENS

• Soğuk kompresler

• Tetik nokta tedavisi

• Kuru iğne tedavisi

• Masaj

• Nöral terapi

• Manuel terapi

• Kupa tedavisi

 

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


migren.jpg

31 Ağustos 2022 Fizik Tedavi

Migren

Migren Nedir?

Beyinde ki sinirler ve kan damarlarında oluşan değişiklikler sonucu ortaya çıkan,yaş cinsiyet farketmeksizin kendisini ataklar halinde gösteren bir baş ağrısı tipidir.

•kadın:%15-20, erkek:%6-10 oranında görülür
• Gündelik aktiviteleri engeller hatta aktivite ile şiddettinde artma görülür
• Hastaların 3 te birinden aydan 3 den fazla atak görülebilir
• Kardiyovasküler hastalık riskini artırır.
• Kalıcı nörolojik bozukluklar yaratabilir.

Risk faktörleri

• Kadınlarda 2 kat sık.
• Yüzde 60-80 oranında Genetik yatkınlıktan kaynaklanır

Evreleri

• Prodrom
• Aura
• Baş Ağrısı
• Postdrom (düzelme)

Prodrom (öncü fenomen)

• Hastaların %20-60’da mevcut.
• Günler saatler sürebilir
• Duygudurum ve davranışsal değişiklikler
• En sık yorgunluk/bitkinlik, konsantrasyon güçlüğü, ense sertliği
• Baş ağrısının geleceğini hissetme.

Aura

• 4-60 dakika arası süren
• Baş ağrısından önceki 60 dakikada sonlanan
• Fokal nörolojik bulgular

Aura çeşitleri

• Görsel (noktalanmalar, ışık çakmaları, zigzaglar, görme bulanıklığı, mikropsi, …)
• Duyusal (Parestezi, Hipoestezi, ataksi, …)
• Motor (Kore, dizartri, …)
• Psikolojik (Duygudurum değişiklikleri, kişilik bozuklukları )

Baş ağrısı

• Tektaraflı
• Zonklayıcı
• Orta/Ağır şiddette
• En sık sabah başlayan
• 4-72 saat süren (ortalama 24 saat)
• Yavaş yavaş kuvvetlenip, yavaş yavaş yok olan
• Fiziksel aktivite ile şiddetlenen
• Karotis basısı ile hafifleyen

 

migren1

Baş ağrısına eşlik eden bulgular

•bulantı
•ışık ve sese karşı hassasiyet
•konsantrasyon bozukluğu
• Bulanık görme
•iştah artışı
•karın ağrıdı
•yüz ve gözde ödem
•yüzde damar belirginleşmesi
•ense sertliği

Tedavi

• Atak tedavisi
• Önleyici tedavi
– Davranışsal tedavi – İlaçla tedavi

Davranışsal tedavi

• Tetikleyici faktörlerden uzaklaşma
• Uyku düzenlemesi
• Stres yönetim eğitimi
• Düzenli egzersiz ve öğünler

Tetikleyiciler:

• Alkol
•uyku düzensizliği
•parfüm gibi kuvvetli kokular
• Kafein,tütün
• Hormonal değişiklikler
• Stress
• İlaçlar
•güçlü ışık ve ses

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


parkinson1-1200x675.png

22 Ağustos 2022 Fizik Tedavi

PARKINSON

Parkinson Hastalığı Nedir? 

 

Parkinson hastalığında beyindeki derin yerleşimli yapılarda yer alan çekirdeklerde , sinirler arası iletiyi sağlayan dopamin adi verilen kimyasalı üreten sinir hücrelerinin hasara uğrayarak yıllar içinde sayılarının giderek azalması sonucu ortaya çıkar.

 

Hastalık genellikle sinsi başlar ve belirtiler yıllar içinde son derece yavaş ama giderek artan bir şekilde ilerler. 1800’lü yıllarda hastalığa “titrek felç” adı da verilmiştir.

 

Parkinson Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

  • Özellikle ellerde, kollarda, bacaklarda, çenede ve kafada görülen sürekli titreme,
  • Uzuv sertliği,
  • Yürüme ve denge sorunları,
  • Harekette yavaşlama,
  • Hareket başlatmakta ve sürdürmekte sorun yaşama,
  • Yutma, çiğneme ve konuşma güçlüğü,
  • İdrar yaparken zorlanma veya kabızlık,
  • Cilt sorunları (seboreik dermatit),
  • Yürürken takılma eğilimi,
  • Geriye düşme eğilimi,
  • Koku duyusunun kaybı,
  • Yürürken kol sallanmasının azalması,
  • Koordinasyon eksikliği.

Bunların haricinde, Parkinson hastası olan kişiler, çok çeşitli psikolojik semptomlar da taşıyabilir. Bunlar:

  • Depresyon ve anksiyete,
  • Ani duygusal değişimler,
  • Uyku sorunları (canlı rüyalar, uykuda konuşma, uyku anında istemsiz hareket vb.)
  • Dikkat ve hafıza problemleri,
  • Halüsinasyonlar,
  • Psikoz,
  • Görsel-mekânsal bağlantıyı kurmada zorluk yaşama.
  • Belirtilerin ortaya çıkmasından 4 ile 6 yıl öncesinde Parkinson hastaları yanlışlıkla, depresyon, omuz, boyun ve kol ağrıları nedeniyle yanlış tanı almaktadır. Hastalığın en sık karşılaşılan başlangıç belirtisi, istirahat esnasında tek el ve parmaklarda titreme ve aynı tarafta yürüyüşe eşlik eden kol salınımının olmamasıdır.

 

 

 

parkinson

 

 

Parkinson hastalığında risk faktörleri nelerdir?

  • İleri yaş
  • Ailede Parkinson hastalığı öyküsü bulunması
  • Kafa travması
  • Demir, manganezin diyetle yüksek miktarda alınması
  • Besinlerle alınan hayvansal yağlar
  • Obezite
  • Fiziksel ve duygusal stres

 

Parkinson belirtileri evrelerine ayrılmakta ve 5 evresi bulunmaktadır.
  • 1.evre:Yalnızca tek bir ekstremite de titreme olmaktadır ve belirtiler hafif seyretmektedir. Mimik ve duruşta ki bozukluklar hastanın yakınları tarafından anlaşılmaktadır.
  • 2.evre:Çok az olmakla birlikte özürlülük görülmekte ve duruş ve hareket bozukluğu mevcuttur.
  • 3.evre:Denge bozukluğu ve düşme gözlemlenir ve işlev bozukluğu görülmektedir.
  • 4.evre: Belirtiler bu evrede şiddetlenmiş, hareketlerde yavaşlama olup hastalar bu evrede yalnız başlarına yaşamalarını sürdüremez.
  • 5.evre:Hasta yatağa ve tekerlekli sandalyeye muhtaç bir şekilde yaşamını sürdürmek zorunda kalır.

 

Parkinson Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Hastalığın ilerleyişini tamamen durduracak tedavi yöntemi yoktur. Parkinson hastalığında ilaç, cerrahi ve fizik tedavi uygulanabilmektedir.

Parkinson hastalarında rehabilitasyon çok önemlidir. Bu hastalarda fiziksel egzersiz alışkanlığının kazandırılmasına dikkat edilmeli ,hastalarda dik duruşu sağlayacak egzersizlere önem verilmelidir. Rehabilitasyonda diğer bir amaç ise kas iskelet ve kalp akciğer sistemlerine ait gelişebilecek komplikasyonların önlenmesine yönelik olmalıdır. Hastalarda özellikle postural duruş düşmeyi önleyeceğinden, dönerken geniş bir açıklıkla dönme öğretilmelidir.

Parkinson rehabilitasyonu nasıl yapılır?

Parkinson rehabilitasyonu Parkinson tedavisi sonrası mutlaka yapılması gereken bir tedavi yöntemidir. Parkinson rehabilitasyonu ile kişiler eski duruşlarını kazanabilir ve fiziksel aktiviteleri normale dönebilmektedir. Parkinson rehabilitasyonu ile hastanın şikayetleri doğrultusunda hastalığına uygun tedavi yöntemi belirlenmeli ve uygulamaya alınmalıdır.

Öncelikle hastanın duruş bozukluğu, eklem hareketleri, kas kısalığı ve kuvveti, yürüyüş ve denge değerlendirilmesi gibi uygulamalar sonucunda hastanın hastalığı hakkında bilgi edinilir. Yapılan değerlendirmeler sonucu, kaslarda ortaya çıkan sorunlar manuel tedavi ile azaltılabilir, yürüyüş bozuklukları egzersizler ile düzeltilebilir, ağrılar mevcutsa elektroterapi ile azaltılabilir, duruş postürleri yapılarak duruştaki bozulmalar giderilebilir. Tüm bu uygulamalar doğrultusunda rehabilitasyon işlemleri ile kişi yaşamında daha az sıkıntılarla karşılaşır.

Parkinson hastalığının özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre uygun bir rehabilitasyon programı hazırlanmalıdır. Bunlar arasında :
  • Gevşeme egzersizleri,
  • Eklem hareket açıklığı egzersizleri ,
  • Aerobik egzersizler,
  • Solunum egzersizleri,
  • Güçlendirme egzersizleri,
  • Denge ve koordinasyon egzersizleri ,
  • İş ve uğraş terapisi ,
  • Dans uygulamaları,
  • Yürüme egzersizleri,
  • Engel aşma egzersizleri,
  • Yerinde dönme egzersizleri,
  • Dik duruş egzersizleri yaptırılmalıdır.

 

Parkinson hastalarının hayatı nasıl kolaylaştırılır?

  • Konuşarak ya da çalan bir şarkıya eşlik ederek yapılan konuşma pratiği
  • Konuşamayan hastalar için alfabe, kelime, resim kartlarının kullanımı
  • Elde rahat tutulabilen ve kırılmayan materyalden yapılmış çatal, bıçak vb. mutfak malzemelerinin kullanımı
  • Halı, kilim gibi ayağa dolanmaya müsait döşemelerin kaldırılması
  • Varsa kapı eşiklerinin kaldırılması
  • Lavabo önüne konulan tabure ile oturarak kişisel bakımın yapılması
  • Banyo ve tuvalet duvarlarına destek amaçlı özel tutacakların takılması
  • İçecekler için pipet kullanımı

 

Parkinson hastalığında egzersizin önemi

Parkinson tedavisine ek olarak mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Parkinsonlu hastalar için egzersizde amaç,

  • Yürüme ve denge bozukluklarının, titremenin azalması
  • Esneklik ve kavrama gücünün korunması
  • Motor koordinasyon ve duruş bozukluklarının düzeltilmesi
  • Kaslarda spazmın azalması
  • Hastaların motor fonksiyonlarının devamlılığını sağlamaktır.

Ayrıca egzersiz, hastaların zihinsel gelişimi için de oldukça önemlidir.

 

WhatsApp icon

WhatsApp iletişim için tıklayınız.

 


© Copyright 2021 | Tüm Hakları Saklıdır. | Web Tasarım: Mustafa Berker